07-22-2008, 07:55 PM
“Havuz Problemi”
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor artık
Delice esiyor kavak yelleri
Çocukluk elden yitip gidiyor artık
Çocukluk uzaklarda kaybolan bir gemi
Cesaret aşk kaygı derken
Bir sancı kapladı tüm gövdemi
Oysa biz daha dün hipotenüsü çözememiştik
Nerden çıktı bu havuz problemi
“Olmasa Mektubun…”
İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda
Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte
"35 eksi 1"
Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştı
Neler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir
Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı
Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den İstanbul’a
Tam bir saatte geçtim
“üçüncü tekil şahıs”
Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik
Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik
Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik
Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik
“Son Sardunyalar”
Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları…
Saksıda son sardunyalar,
Avluda el yazmaları…
O pür telaş piyasalar,
İlk sevda, ilk gözyaşları…
Yolları hep gurbete bağlar,
Hep o “gönül” şarkıları…
Ah ne kahraman, ne cesur
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor
Bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlkyazdan şendik
Hem utangaç, hem hevesli
Mektepli sevgililerdik
Pek kırılgan, pek acemi
Bir söyler bin gülerdik
''2. ilk öpücük”Kalbinin sağ yanından
İlk sola saptığında
Gizli bir yol var orda
Dikkat et göreceksin
Kimi hızlı gidermiş
Kimi yavaş bu yolda
Sen kimseye aldırmadan
Gönlünce ilerleyeceksin
Yolun son durağında
Kapatıp gözlerini
Güzel olan ne varsa
Hepsini dileyeceksin
Gözünü açtığında
Tüm bildiğini unutup
Belki hiç konuşmadan
Bir kez daha diyeceksin
Bir gün dönmek istersen
Bu yolun dönüşü yok
Her şeyi göze alıp
Akla göğüs gereceksin
Bütün yollar yürekten
Dudaktan kalbe bir yol yok
O an geldiğinde
Bunu sende göreceksin
“ aramıza hoşgeldin”
Sevdin mi deliler gibi
Gönlünü yele mi verdin
Kalbin mi kırık yoksa ne
Aramıza hoşgeldin
Hatırla bir zaman sana
Hiç ayrılmazdık derdim
Sözüme gelmedin ama
Aramıza hoşgeldin
Sanma yaşamak birkaç gün
Kirlenmek mi tek derdin
Büyüyorsun sen de her gün
Aramıza hoşgeldin
Yalan yok hiç içimizde
Sevdik bak hepimiz de
Aşktan ölmez hiç kimse
Aramıza hoşgeldin
"Hepimiz birimiz için"
En ateşli maceramızdı, fitili tutuşmuş bir kız kaçıran
Ve ne çok şarkı bilirdik, bilmediğimiz tek şeydi yalan
En büyük aşk sorularını hipotenüsle çözmüştüm
Bir badem ağacının altında beni nasıl da öpmüştün
Köşeli jetonlarımızı bozdurup, yerine pembe yalanlarımızı seçtik
İzmir’den İstanbul’a tam bir saatte geçtik
Gizli gizli görüştük yine, açık açık öpüştük
Bütün havuz problemlerini, artık çoktan çözmüştük
En yalnız anlarımızda süper kahramanlar olduk
Filmin devamı geldiğinde doğru cevapları da bulduk
Ve anladık artık yoktu,
Çok döndük, çok dolaştık yok
En güzeli bizim dostluğumuz
Bundan öte bir şey yok
Günler, haftalar aylar
Bizi hiç değiştirmeyecek
Boyumuz büyüse de yüreğimiz hep
Hepimiz birimiz için diyecek
“gerçek yalanlar”
Ne kadar da safmışız
Masallar hep yalanmış
Şu kırmızı başlıklı kız
En az kurt kadar varmış
Rapunzel zamanında
Küt saç daha modaymış
Ve en hain kahramanlar
En masum olanlarmış
Ağustos böceği kaset
Karınca senet yapmış
Yalan söyleyeninse
Burnu hiç uzamazmış
Meğer aslanlar susar
Aynalar konuşmazmış
Güzeller ve düşmanlar
Hiç mi hiç uyumazmış
Kurşun asker silahlı
Polyanna düzenbazmış
Don Kişot’la savaşı
Değirmenler kazanmış
Masallarla büyürsen
Normaldir bu olanlar
Özetleri dinledin
Şimdi gerçek yalanlar
“filmin devamı”
Bir fincanın dibinde, yarım kalmış aşkımsın
Acı bir kahve gibi, uykumu kaçırmışsın
Gündüzüm gece oldu tüm düşlerim seninle
Sensizlikle son bulur her bir kabusum yine
Oysa kabus yalan, düş kısa ve hayat uzun sevgilim
Sende beni seversen yarım kalmaz hiç bi film
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor artık
Delice esiyor kavak yelleri
Çocukluk elden yitip gidiyor artık
Çocukluk uzaklarda kaybolan bir gemi
Cesaret aşk kaygı derken
Bir sancı kapladı tüm gövdemi
Oysa biz daha dün hipotenüsü çözememiştik
Nerden çıktı bu havuz problemi
“Olmasa Mektubun…”
İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda
Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte
"35 eksi 1"
Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştı
Neler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir
Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı
Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den İstanbul’a
Tam bir saatte geçtim
“üçüncü tekil şahıs”
Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik
Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik
Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik
Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik
“Son Sardunyalar”
Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları…
Saksıda son sardunyalar,
Avluda el yazmaları…
O pür telaş piyasalar,
İlk sevda, ilk gözyaşları…
Yolları hep gurbete bağlar,
Hep o “gönül” şarkıları…
Ah ne kahraman, ne cesur
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor
Bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlkyazdan şendik
Hem utangaç, hem hevesli
Mektepli sevgililerdik
Pek kırılgan, pek acemi
Bir söyler bin gülerdik
''2. ilk öpücük”Kalbinin sağ yanından
İlk sola saptığında
Gizli bir yol var orda
Dikkat et göreceksin
Kimi hızlı gidermiş
Kimi yavaş bu yolda
Sen kimseye aldırmadan
Gönlünce ilerleyeceksin
Yolun son durağında
Kapatıp gözlerini
Güzel olan ne varsa
Hepsini dileyeceksin
Gözünü açtığında
Tüm bildiğini unutup
Belki hiç konuşmadan
Bir kez daha diyeceksin
Bir gün dönmek istersen
Bu yolun dönüşü yok
Her şeyi göze alıp
Akla göğüs gereceksin
Bütün yollar yürekten
Dudaktan kalbe bir yol yok
O an geldiğinde
Bunu sende göreceksin
“ aramıza hoşgeldin”
Sevdin mi deliler gibi
Gönlünü yele mi verdin
Kalbin mi kırık yoksa ne
Aramıza hoşgeldin
Hatırla bir zaman sana
Hiç ayrılmazdık derdim
Sözüme gelmedin ama
Aramıza hoşgeldin
Sanma yaşamak birkaç gün
Kirlenmek mi tek derdin
Büyüyorsun sen de her gün
Aramıza hoşgeldin
Yalan yok hiç içimizde
Sevdik bak hepimiz de
Aşktan ölmez hiç kimse
Aramıza hoşgeldin
"Hepimiz birimiz için"
En ateşli maceramızdı, fitili tutuşmuş bir kız kaçıran
Ve ne çok şarkı bilirdik, bilmediğimiz tek şeydi yalan
En büyük aşk sorularını hipotenüsle çözmüştüm
Bir badem ağacının altında beni nasıl da öpmüştün
Köşeli jetonlarımızı bozdurup, yerine pembe yalanlarımızı seçtik
İzmir’den İstanbul’a tam bir saatte geçtik
Gizli gizli görüştük yine, açık açık öpüştük
Bütün havuz problemlerini, artık çoktan çözmüştük
En yalnız anlarımızda süper kahramanlar olduk
Filmin devamı geldiğinde doğru cevapları da bulduk
Ve anladık artık yoktu,
Çok döndük, çok dolaştık yok
En güzeli bizim dostluğumuz
Bundan öte bir şey yok
Günler, haftalar aylar
Bizi hiç değiştirmeyecek
Boyumuz büyüse de yüreğimiz hep
Hepimiz birimiz için diyecek
“gerçek yalanlar”
Ne kadar da safmışız
Masallar hep yalanmış
Şu kırmızı başlıklı kız
En az kurt kadar varmış
Rapunzel zamanında
Küt saç daha modaymış
Ve en hain kahramanlar
En masum olanlarmış
Ağustos böceği kaset
Karınca senet yapmış
Yalan söyleyeninse
Burnu hiç uzamazmış
Meğer aslanlar susar
Aynalar konuşmazmış
Güzeller ve düşmanlar
Hiç mi hiç uyumazmış
Kurşun asker silahlı
Polyanna düzenbazmış
Don Kişot’la savaşı
Değirmenler kazanmış
Masallarla büyürsen
Normaldir bu olanlar
Özetleri dinledin
Şimdi gerçek yalanlar
“filmin devamı”
Bir fincanın dibinde, yarım kalmış aşkımsın
Acı bir kahve gibi, uykumu kaçırmışsın
Gündüzüm gece oldu tüm düşlerim seninle
Sensizlikle son bulur her bir kabusum yine
Oysa kabus yalan, düş kısa ve hayat uzun sevgilim
Sende beni seversen yarım kalmaz hiç bi film
