Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: yiğit güralpin yazısı(çok uzun)
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Arkadaşlar hepinize tekrar merhaba,

Yoğun bir dönem geçirdiğim için burası başta olmak üzere adıma açılan bir çok foruma girmem pek mümkün olmuyor... Bazen biraz giriyor mesajlaınızı okuyor ancak yanıt yazacak zaman bulamıyorum...

Kavak yellerinin yaz tatiline girmesine her hafta daha da az zaman kalıyor... Şu günlerde 34. bölümü yazıyorum sanıyorum Haziran'ın 3. haftası tüm dizilerle birlikte "Kavak Yelleri" de yaz tatiline girecek... Yani artık geri sayım başlamış, bu yılı bitirmek için kalmış 19 hafta...

Yorgun muyum derseniz evet gerçekten çok ama çok yorgunum... Normalde Eylülde başlayan bir dizi için 34. bölüm sezon finali bölümlerine artık yaklaşmış bölümler olur... Ama ben geçen yıl mayısda başladığım için benim sezon finalime kadar 19 hafta daha yazmam gerekiyor... Yaz tatiline girdiğimizde tam 53 bölüm geride kalacak ve tam bir buçuk yıl aralıksız bu diziyi yazıyor olucam... Bu da haliyle her hafta kendimi daha da yorgun hissetmeme, yorgunluğumun her hafta bir kat daha artmasına neden oluyor... Neyse ki yazı grubu ekibimizi en sonunda oturtmayı başardık... Bugüne gelene kadar bir çok arkadaş ekibimize dahil oldu ve ayrıldılar... Bir türlü bizim dizimizin diğer klasik dizilerden farkını algılayacak insanlar bulamıyor ve tüm yükü tek başıma üstleniyordum... Örneğin benim tek başıma yazdığım senaryom her hafta 75-80 sayfa civarında çıkıyor... Öykü ve tretman çalışmalarını da sayarsak her hafta 100 sayfayı buluyor... Ancak bizim dizimizi yazmak diğer tüm dizilerden daha zahmetli... Neden derseniz onların bir sayfasında neredeyse iki cümle dialog var, uzun uzun bakışmalar müzik altı sahneler... Oysa Kavak Yelleri'inde tüm karakterler sürekli konuşuyor duygularını ifade ediyor espri yapıyor ve her sayfa normal bir dizinin neredeyse 3 katı daha yüklü oluyor... Bir çok dizi iki sevgili üzerine kurulu bizde ise 20'ye yakın kişinin kendi ayrı hikayesi var... Hemen hemen tüm dizilerde önümüzdeki hafta merak edeceğiniz bir tek şey oluyor yani tek bir final sahnesiyle bitiyor.... Kavak Yelleri ise her hafta 6 kadar final yaparak bölmü bitiriyor... Bir bölümün içinde bir sinema filmi gibi bir çok olay oluyor, oysa diğer dizilerde iki kişinin barışması, bir kişinin hastanede yatması koca bir bölümün tamamını kaplıyor... Uzun lafın kısası Kavak Yelleri gibi bir dizi yazmak hele hele bunu haftalarca tek başına yazmak her babayiğidin harcı diil... Çünkü bilinen ve okullarda öğretilen bir çok drama kalıbına uymuyor... İşte gerek bu yönleriyle gerekse de yapı olarak hep beklenmeyeni veren ve ezber bozan bir dizi olduğumuzdan kendime destek olacak birilerini bulmakta zorlandım ve bu arayış ile deneme yanılma süreci tam bir yıl sürdü... Bir diziyi bir yıl tek başına yazmak da zor iş doğrusu ve yorgunluğum biraz da bu yüzden...

Ama son haftalarda tretmanlarıyla ve öyküleriyle bana destek olan Eylem, Sema ve Yılmaz'la son dönemece girmemiz ekibe adeta taze bir kan olarak çok ama çok iyi geldi... Artık öykülerimizi hep birlikte konuşuyoruz, tartışıyoruz, paslaşıyoruz... Herşey buradan sonra daha güzel ve daha sağlıklı yürüyecek... Karakterlerin kendi iç yolculuklarında hikayeler çok sürükleyici yerlere doğru gidecek... Yani Kavak Yelleri bu bölümlerde adeta yeniden doğacak...

İşte bütün yoğunluğum içinde bir yandan da sizi burada cevapsız bırakmak, emeklerinizi ve ayırdığınız zamanları karşılıksız bırakmak istemiyorum... O yüzden biraz zaman bulmuşken buradan sorularınızı yanıtlamak istedim...

Bana babamın sağlığı ile ilgili bir çok özel mesaj geliyor... Dizifilm.com'da bu durumum gündeme gelmişti o tarihten beri dualarınız ve ilginiz hiç eksik olmadı sağolun varolun... İlk olarak o konuyu cevaplayayım... Babam kendisine konulan tümör teşhisi sonucu bir kaç gün içinde süratle ameliyat olmuştu biliyorsunuz... Maalesef ameliyatla tümör tamamen kazınmasına rağmen bir miktar derine indiği için tamamı kurutulamadı... Şimdi 6 haftalık bir ilaç tedavisinin 4. haftasında... 6 haftanın sonunda yeniden bakılacak ve ilaç tedavisinin bölgeyi tamamen kurutup kurutmadığı belli olacak... Kurumadıysa sonrası... İşte bunu da öğrenmek için henüz 2 haftamız var...

Bu hastalıktan hareketle bazılarınız da zor anlarda bize güzel şeyler yazdınız demişler sağolsunlar varolsunlar... Bu son bir yıl gerçekten benim hayatımın en zor yılı oldu... Evlendim... Yazın evleneceğimiz kararını geçen kış alırken henüz Kavak Yelleri hayatımda yoktu... Sonra o da olunca hem evlilik hem Kavak Yelleri hayli zor oldu... Biliyorsunuz 11. bölümü yazıp nikahdan bir kaç saat önce mekanda olup, ertesi sabah balayında da 12. bölümü yazdım... Tabii bunlar eşim her ne kadar anlayışlı olsa da zor zamanlar... Düşünsenize kim balayında bile yanında çalışan bi koca ister ki... Sonra hiç hesapta yokken yine babamın hastalığı çıktı... Ama son olarak geçen hafta bir mutlu haber aldık... Su'nun kardeşi Süleyman'ın bir göz hastalığından bahsetmiştim geçtiğimiz bölümlerde... İşte aslında annem tam 40 yıldır o hastalıkla boğuşuyor... Yani iki gözüde yok denebilecek kadar az görüyor... Sınav filminde ki anne oğulun durumu neden benim hayatıma benzer demiştim sanırım daha iyi anlaşılmıştır... İşte çok uzun süredir anneme bir ölüden göz bekliyorduk... Ve geçtiğimiz çarşamba o haber geldi annem 4 gün önce süratle ameliyat oldu... İşte şimdi de hem bu satırları hem de 34. bölümü anneme her yarım saatte bir damla ve pansuman yaparak yazıyorum... Yani bu yıl acısıyla tatlısıyla hayatımdaki en zor yıllardan biri oldu ve sizlerin en azından yaptığımız işi beğeniyle takip ediyor olmanız bizim için büyük moral oluyor...


billur_beso, deniz'm...,kybahar başta olmak üzere bir çok arkadaşımız da şiirleri çok sevdiğini söylemiş... Ben onlara pek şiir diyemiyorum çünkü şiir gerçekten başka birşey... Ama güzel denemeler olduğunu söyleyebilirim bunların... Son zamanlar pek yazamıyordum... "Gerçek Yalanlar" gerçekten benim de sevdiğim güzel bi deneme oldu... Defterlerinize falan yazıyormuşsunuz bunları öyle diyenler olmuş... Sanıyorum yazın dizi ara verdiğinde bunları ve dizinin sevilen repliklerini ve senaryo kısmındaki perde arkasını kısa kısa anlatacağım bir "Kavak Yelleri" kitabı hazırlayacağız... Tim's dizinin müzik albümü ve dvd'si kamera arkası röportajları da yapacak... Bunları her toplantımızda konuşuyoruz... Sizlere arşivlik güzel şeyler de sunabilmek için... Umarım zamansızlıktan hepsi lafta kalmaz ve yurt dışındaki örnekleri gibi bize yakıştığı şekilde hayata geçirebiliriz...

serchester oyuncularla ve bizlerle bir buluşma olabilir mi diye sormuş... Ben genelde diğer işlerimde bir çok üniversiteye söyleyişiye gittim... Ancak şu an zamansızlıktan sanıyorum bunlara pek vakit olmuyor... Geçtiğimiz günlerde oyuncularımız güzel bir kampanyaya destek oldular biliyorsunuz... Keşke zaman olsa da böyle şeylere daha çok katılabilseler... Ancak bunu biraz da sizler talep edeceksiniz... Fun Clubların birinci görevleri sizleri hayranı olduğunuz kişiyle buluşturmaktır... Bir toplantı, şehir buluşmaları, imza günleri, okul söyleşileri, şanslı kişilere özel buluşmalar... Bunlar bu sitenin yöneticilerinden istemekten talep etmekten çekinmeyin ve yorulmayın derim...

Her forumda peşimi bırakmayan Gizem'de Sınav'ın devamı var mı diye sormuş... Evet var... Çünkü Sınav 3 filmlik bir seri... Ve elimizden geldiğince diğer iki filmide yapmak istiyoruz... Sadece ben dahil ekipteki herkesin şu an çok işi var ve doğru zamanı tespit ettiğimiz zaman zaten hazır olan öyküsünü senaryolaştırıcam... Yani bi acelemiz yok... Sadece kalitemizi korumak derdindeyiz... Biliyorsunuz Sınav bir çok anlamda öncü oldu... Hala sinemalar ve televizyonlar onun kopyası işlerle dolu... Hikayesini kopyalayamayan logosunu yazı karakterini taklit ediyor... Herkes Sınav gibi müzikleri kullanarak bir şey yapmak istiyor ama asla başarılı olmuyor... Çünkü o işi de iyi bilmek gerek... Herkes gençlerin dünyasını anlatmak istiyor ama caddelerde zıplayıp parende atan gençleri anlatarak o işler olmuyor... Bütün bunlarla birlikte o işlerin yapımcıları şunu yani sizlerin bile gördüğü şeyi anlamıyor... Sınav gibi bir film Yiğit Güralp'siz olmaz Evet bu konuda mütevazı olamıycam çünkü o bir marka ve 100 yıl sonra da hep olacak.... O yüzden onlar Sınav'ı kopyalayadursun bana 2. Sınav'ı yapmak farz oldu İkinci film ilkinden çok farklı şeyler anlatıyor ve yine bugüne kadar Türk Sinemas'ında gençlerle ilgili hiç değinilmemiş konulara girip çıkıyor... Ben onu yaptıktan sonra da 3.yü yapana kadar da bi süre de onu kopyalarlar artık

Şimdilik benden bu kadar... Başka bir uzun buluşma da görüşmek ümidiyle kendinize çok iyi bakın...
bu eski bir yazı canımIcon_biggrinve de bölümle alakası yokIcon_biggrin
Referans URL